CORONA mıyım? Kaygısına 5 Öneri

 CORONA mıyım? Kaygısına 5 Öneri

Selam dostlar, şu an gündemimizde dikkat çeken tek bir konu var: “Coronavirüs” Üstelik Türkiye’de de açıklanan vakalar sonrasında stresimiz epey bir arttı. Stres bizi harekete geçiren motivasyonel bir duygu. Ancak ideal seviyede olduğu sürece. Aksi takdirde işlevsel olmaktan çıkıyor. Panik haline kadar gelebiliyor bu durum.

Mesela Türkiye’de virüs olduğunun açıklandığı sabahı hatırlayın, market rafları bir anda yağmalandı. Sizce bu atılması gereken, ilk adım mıydı yoksa bu bir panik dalgası mı? Diğer taraftan tabii ki paniklemeden şu anki gündemi takip edebilirsiniz önlem alabilirsiniz. Bu sayede olası riskler azalır. Burada alınması gereken tedbirleri taha evvel ki yazımda paylaşmıştım, dilerseniz aşağıdaki bağlantıya tıklayıp tekrardan okuyabilirsiniz;

Korona Virüsten (COVID-19) Korunma Yolları

İlgili İçerik
Corona Virüsü, COVID – 19, Corona virüsü yani yeni adı ile COVID-19, 6 kıtada tespit edildi. Panik olmanıza gerek yok, hayatımıza devam etmek durumundayız ancak dünya genelinde görülen bu...

Gelelim konumuza; Önlemi almışsınız, yapmanız gereken şeyleri de yapmışsınız, sınırlı temas moduna da geçmişsiniz ve sağlığınız da şimdilik yerinde. Lakin felaket, senaryoları zihninizde hala dönüyor olabilir ve kendinizi “Acaba hasta mıyım?” şeklinde dinliyor olabilirsiniz bu ara. Bazılarımız için bu düşüncelerden sıyrılmak, virüs hakkında düşünmeden durmak çok kolay olmuyor. Çünkü okuduğumuz haberler, gruplarda yapılan paylaşımlar, sosyal medya bir panik ortamı oluşturuyor resmen. Biraz da kaygılı bir yapınız varsa bu durum sürekli, tehlike altında hissetmenize sebep olabiliyor. Bir türlü sakinleşemiyorsunuz aslında. Örneğin hastalığın, ciddi bir belirtisinin sizde olmadığını düşünelim. Ancak sadece boğazınızda bir kaşıntı hissettiğiniz için “Acaba Corona mıyım?” deyip internetten semptomlara bakıp, sürekli doktor doktor geziyor olabilirsiniz ya da etrafınızdakilere sürekli sorular sorarken bulabilirsiniz kendinizi.

Sakin olun öncelikle. Bir de şöyle bir şey var: internetten okuduğunuz semptomlarla sanki, bu semptomlar sizde varmışçasına bazen, bedeninizde duyumsamalar hissedebilirsiniz. Diyelim ki,nefes almayla ilgili bir semptom okudunuz, bu rahatsızlıkla ilgili ve nefes almayla ilgili göğüs kafesinizde bir hassasiyet oluşabilir. Sadece düşündüğünüz için bile…ve orayı düşündüğünüz için bu semptom sizde varmışçasına, bir zihin durumuna girmeye başlarsınız ve “Acaba ben bu virüsü kaptım mı?” diye bu yüzden tekrardan yeni araştırmalar, yeni felaket senaryoları, tekrardan hastaneye koşmalar şeklinde bir döngünün içine de girebilirsiniz. Buna da dikkat etmek lazım. “Peki, sakin kalmak için başka neler,yapabiliriz?” diyor olabilirsiniz. Öncelikle,bilgi kirliliğinden uzak durun! Nasıl ellerinizi kirden, virüsten uzak tutmak için çabalıyorsanız hatta eldiven bile kullanıyorsanız artık kulaklarınızı da bilgi kirliliğinden uzak tutmanızı öneririm. Sosyal mecralarda aslı olmayan ve insanları korkutmaya yönelik dedikodularla karşılaşıyoruz.

*Ses kaydı: Bir şey söyleyeceğim, Ayça’nın,ağabeyi jeoloji mühendisi saat 4’e doğru çok büyük bir deprem bekliyoruz 7’nin üzeri…* bu ve bunun gibi şeylere itibar etmeyin. Şayet bu durum kaygılarınızı besliyorsa, önlemlerinizi alın.

Bu ara bu tür hesapları takip etmeyin örneğin ya da grupları sessize alabilirsiniz. Sadece güvenilir kaynakların söylemlerine uyun. Bence ikinci en önemli durum: düşünceleriniz sizin virüsü kapmanızla ilgili felaket senaryolarına götürebilir. Her götürdüğünde çok yüksek kaygıya ulaşabilirsiniz. Bilin ki o anda zihninizin içinde geziniyorsunuz. O felaket senaryolarıyla boğuşuyorsunuz aslında. Şu ana geri getirin zihninizi. Tam şu anda bir felaket yaşamıyorsunuz bakın, yazıyı ozgurden.com’a girmiş okuyorsunuz örneğin. Etrafta hayat,devam ediyor ve bedeninizle buradasınız. Belki bu sefer de zihniniz başka bir korku dalgası eşliğinde “Ama kuluçka süresi içinde olabilirim.“,diye panikleyebilir. E zaten bu süreçteyseniz de şu an bu durumu değiştiremezsiniz. Yani yine hayat devam ediyor aslında bir şekilde. Bu yazıyı okurken aynı zamanda bazı semptomları da gerçekten hissediyor olabilirsiniz yani gerçekten sizde olabilir bu semptomlar ama illa bu virüse kapıldığınız anlamına da gelmez. Başka bir rahatsızlığınız olabilir, daha küçük bir rahatsızlığınız olabilir, başka bir grip türü olabilir.

Yani,zihnimiz bir şekilde bu ara buna odaklandığımız için sadece bu rahatsızlıkla mücadele ediyormuşuz ve yeryüzünde tek rahatsızlık buymuş gibi algılamaya başlıyor ve tabii ki de kendini tehlike içinde hissediyor. Paniklemek sonuca ulaşmak için yapacağınız en son şey hatta paniklemedikçe daha güçlü, daha az stresli dolasıyla bağışıklık sisteminiz daha güçlü olacak. Zihninizdeki düşünceler çok hızlandıysa, kontrol edemiyorsanız, şu ana gelmek için nefesinize odaklanabilirsiniz mesela. Etrafınızda gördüğünüz nesnelere odaklanabilirsiniz. Neler var etrafınızda, bir bakının… Hangi renklerdeler, hangi malzemelerden yapılmışlar? Evet, belirsizlikler var;burası, şu an benim aslında güvenli alanım. Ana döndüğüm her an aslında,bir çeşit güvenlik hissi belirmeye başlıyor, güvendeyim aslında. Bunu fark etmek çok önemli. Yani zihnimin içinde kaybolmak, beni felaketlere götürürken bedenime dönmek, ana gelmek; beni şu ana, güvenli alanıma çekecek. Dolayısıyla ana çapalanmak için nefesinizi bir araç olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca anksiyete halinden uzaklaşamıyorsanız ki bu olabilir, dışarıya güçlü görünmeye çabalamayın. Her seferinde güçlü görünmek için ekstra güç harcıyoruz aslında. Ancak bu sefer sizi dinleyecek biriyle,hissettiğiniz duyguları paylaşmaya çalışın. Konuşmak istemiyorsanız da mesajlaşabilirsiniz belki.

Sakinleşmenize yardımcı olacak aktivitelere yönelin bu ara. Zihniniz durup konu üzerinde düşünmek isteyecek, geviş getirir gibi aslında bunu yapacak ancak,bu üzerine sürekli düşünerek çözebileceğiniz bir durum değil. Önlemler almanız yeterli olacak. Düşünceler yerine bedeninizi harekete geçirin. Konu dışı şeyler okuyun mesela. Meditasyon, spor gibi aktiviteler yapın, kendinizi zorlayın bu ara bunlar için.

İyi hissedeceksiniz. Sonuç olarak yetkililerin uygulayın dedikleri şeyleri uygulayın. Umursamaz olmayın tabii ki. Panik dalgasına da savrulmayın aynı zamanda. Zaten şimdiye kadar hayatta kontrol etmek isteyip de ne kadar şeyi, kontrol edebildiğinizi de bir hatırlayın, bir bakın. Hayatın doğası belirsizlik ve bu belirsizlik ile kalabilecek duygusal bir güce de sahipsiniz aslında. Sizlere iyi hissettirmeye çalışacak bir yazı hazırlamaya çalıştım. Bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Sağlıkla Kalın, #EVDEKAL‘ın…

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın